İNTİFA KALDIRILMADAN İADE DAVASI AÇILAMAZ

T.C. YARGITAY 19. Hukuk Dairesi E:2017/5543 – K:2019/3110

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, davacı şirketin yurt içinde … markası altında imzaladığı bayilik sözleşmeleri ile oluşturduğu bayiler vasıtasıyla akaryakıt ve madeni yağ ürünlerinin satış ve pazarlamasını yaptığını, davalının sahibi bulunduğu … ili, Kamışlı köyü 1031 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu istasyonun işletimi ve dava dışı … Ltd Şti’ne bayilik verilmesi hususlarını kapsayan bir protokol imzaladıklarını, protokol çerçevesinde davacı şirket lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edilerek 42.840,00 TL intifa bedelinin davalı malike peşin olarak ödendiğini, Rekabet Kurumunun aldığı kararlar uyarınca sözleşmenin sona erdiğini, davalının sebepsiz zenginleşme kuralı uyarınca aldıklarını geri vermekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,sözleşmenin sona ermiş sayılacağı 18.09.2010- 18.12.2018 tarihleri arasındaki dönem için 35.998,00 TL’nin 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.


Davalı vekili, davacının tapuda hak sahibi olmadığını, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını,davalıya intifa bedelinin ödenmediğini, ödenmeyen bir bedelin iadesinin talep edilemeyeceğini,davacı lehine tesis edilen intifa hakkının halen tapuda devam ettiğini, intifa terkin edilmeden işbu davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin kanuni unsurlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.


Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,sözleşmesel ilişki nedeniyle davacı lehine tapu kaydında yer alan intifa hakkının dava tarihinde ve halen sürmekte olduğu,intifa hakkının aynı sözleşme nedeniyle davacı lehine bir kazandırım teşkil ettiği ve henüz davacı lehine olan bu durumun ortadan kalkmadığı, intifa ve bayilik sözleşmeleri ayakta iken, sözleşmelerin geçersiz hale geleceğinden bahisle sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak böyle bir alacak davası açılamayacağını, dava tarihinden sonra intifa hakkının terkini gerçekleşmiş olsa dahi davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.


Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İNTİFA TERKİN AKİT TABLOSU ÖNEMLİDİR

T.C. YARGITAY 19. Hukuk Dairesi E:2018/4072 – K:2019/5042

Davacı …. vek. Av. … ile davalılar 1-… 2-…. 3-… vek. Av. … arasında görülen dava hakkında İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen davanın kısmen kabulüne dair 2014/445 esas ve 2015/965 karar sayılı ve 25.11.2015 tarihli hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 2016/18300 esas ve 2018/3458 karar ve 21/06/2018 tarihli ilamına karşı davalılar vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı 247.824,00 TL intifa bedelinin bakiyesi ve 36.832,00 TL kalıcı yatırım bedeli olmak üzere toplam 284.656,99 TL alacak talebinde bulunmuştur. İntifanın bakiye bedelinin talep edilebilmesi için öncelikle intifanın kaldırılmış olması gerekir. Ayrıca intifanın terkinine ilişkin akit tablosunun da intifanın bakiye intifa bedeli yönünden ihtirazi kayıtla mı yoksa bedelsiz olarak kaldırıldığının denetlenmesi lüzum ifade eder. Ancak mahkemece intifanın tesisine ilişkin akit tablosu getirtildiği halde intifanın terkinine ilişkin akit tablosu getirtilmemiştir. Bu konuda mahkemece yapılması gereken iş intifanın kaldırılıp kaldırılmadığının araştırılması, kaldırılmışsa buna ilişkin akit tablosu getirtilip intifanın kaldırılış biçimi yukarıda açıklandığı gibi denetlenmelidir. İntifa bedelsiz olarak kaldırılmamış ise bu kere intifanın tesisi sırasında belirtilen intifa bedelinin davalıya ödenmiş olması kaydıyla intifanın kullanılmayan kısmına tekabül eden değer sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre herhangi bir güncelleme yapılmaksızın belirlenip hüküm altına alınmalıdır.

Davacı kalıcı yatırım bedelleri ile ilgili iki faturaya dayanmıştır. Bunlardan 30.11.2006 tarihli birinci fatura “akaryakıt tesisat bedeli, rogar kapak tadilatı” olarak yapılan ödeme, 10.12.2007 tarihli ikinci fatura ise “akaryakıt tank temizliği ve risk analizi” faturasıdır. Bu ikinci faturadaki hizmet istasyonun açılması sırasında mutlaka yapılması gereken bir iş olup kalıcı yatırım niteliğinde olmayıp bedelinin talep edilmesi mümkün değildir. Birinci fatura yönünden ise davalının sebepsiz zenginleşmesi yapılan keşifte alınan rapora göre 16.764,73 TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece sadece bu kalem yönünden talebin 16.764,73 TL yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken davacının talepetmediği istasyonun fiili durumunun tamamı yönünden saptanan değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle böylece hem talep aşımı yapılmış hem de davacının hak ettiğinden fazla miktara hükmedilmiştir.

Bu itibarla yerel mahkeme kararı eksik soruşturmaya ve hatalı değerlendirme nedeniyle mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken yazılı şekilde bozma yapılması doğru olmadığından davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2016/18300 esas ve 2018/3458 karar ve 21.06.2018 tarihli bozma kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2016/18300 esas ve 2018/3458 karar ve 21.06.2018 tarihli bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıdaki gerekçelerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davalılara iadesine, 07/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.